15.07.2011

Hürriyet Aile İçi şiddete Son! Kampanyası Acil Yardım Hattı Verileri

15 Ekim 2007 - 30 Haziran 2011 tarihleri arasında;

  • Toplam yapılan konuşma sayısı 26.993,
  • Aile içi şiddetle ilgili hukuki, kurumsal ya da psikolojik destek verdiği, hattın işleyişi, kampanya ve mağdura yardım konusunda bilgilendirme yaptığı kişi sayısı ise 12.330.
  • Arayan mağdur, mağdur yakını ve mağdur tanıdığı sayısı: 8.264’dır.
  • Her iki mağdurdan biri  fiziksel şiddetten şikâyet ederek arıyor. Bunların yarısına yakın kısmı ise fiziksel şiddetin yanı sıra diğer şiddet türlerinin bir ya da bir kaçına maruz kalıyor. 
  • Mağdurların 1/3’ü sözel, duygusal şiddete maruz kaldığını ifade ediyor.  Bu grubun da bir kısmı duygusal şiddetin yanı sıra sosyal, ekonomik ya da cinsel şiddet görüyor.
  • Sadece cinsel, ekonomik ya da sosyal şiddet şikâyeti ile arayan mağdurların oranı ise % 6
  • Mağdurların %2,9 i erkek.
  • Yaş dilimi 4–90,
  • Mağdurların %80 i eşlerinden şiddet görüyor.
  • Arayan saldırgan sayısı 146.On ikisi şiddet uyguladıklarını ama yapmak istemediklerini söyleyerek  yardım istemiş, üçü hakarette bulunmuş, ikisi eşinin yerini sormuş ve ilaçlarını götürmek istediğini belirtmiş, birine acil yardım yapılmış, diğerleri ise sığınma evine giden eşlerinin yerini sormuştur. 
  • Bu güne kadar 942 acil vaka gelmiş ve çoğunluğuna ekip gönderilmiş, önemli bir kısmına sığınma sağlanmıştır.
  • Mağdurların % 50’si avukatla görüşme yaptı, %28 i hukuki destek almak üzere baroya ya da karakola yönlendirilmiştir.
  • Çoğunluğu hattan psikolojik destek aldı ve her beş kadından biri psikolojik destek kurumlarına yönlendirilmiştir.
  • Yine 1/5'e yakın mağdur sığınma talebinde bulunmuş ve SHÇEK ya da Belediye sığınma evlerine yönlendirilmiştir.
  • Aramalar genellikle gündüz saatlerinde (14.00–18.00) yoğunlaşmaktadır. 
İstanbul dışından 79 ilden (Adana, Adıyaman, Afyonkarahisar, Ağrı, Aksaray, Amasya, Ankara, Antalya, Ardahan, Artvin, Aydın, Balıkesir, Bartın, Batman, Bayburt, Bilecik, Bingöl, Bitlis, Bolu, Burdur, Bursa, Çanakkale, Çankırı, Çorum, Denizli, Diyarbakır, Düzce, Edirne, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Eskişehir, Gaziantep, Giresun, Gümüşhane, Hakkari, Hatay, Iğdır, Isparta, İzmir, Kahramanmaraş, Karabük, Karaman, Kars, Kastamonu, Kayseri, Kırıkkale, Kırklareli, Kırşehir, Kocaeli, Konya, Kütahya, Malatya, Manisa, Mardin, Mersin, Muğla, Muş, Nevşehir, Niğde, Ordu, Osmaniye, Rize, Sakarya, Samsun, Siirt, Sinop, Sivas, Şanlıurfa, Şırnak, Tekirdağ, Tokat, Trabzon, Tunceli, Uşak, Van, Yalova, Yozgat, Zonguldak) ve 13 farklı ülkeden (Almanya, Fransa, Avusturya, Azerbaycan, Belçika, Hollanda, Avustralya, Amerika, Suriye, İsviçre, İran, Tunus, İngiltere ) ve Kıbrıs’tan arama gelmiştir. 

9.06.2011

İmza Kampanyası



Aralarında Kadın Adayları Destekleme ve Eğitme Derneği’nin de (KA.DER) içinde bulunduğu “Eşitlik Mekanizmaları Kadın Platformu”, Kadın Bakanlığı’nın ve Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü’nün kaldırılması planları üzerine Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a bir açık mektup yayınlayarak beraberinde bir de imza kampanyası başlatmıştı.


İmza kampanyasi metni şöyle:


"Basında yer alan haberlere göre hükümet, 'Kadın ve Aileden 'Sorumlu' Bakanlık'ı kaldırarak, yerine 'Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı' kurulması için hazırlıklarına başlamış durumda. Günde en az beş kadının öldürüldüğü, kadınların mecliste ve karar mekanizmalarındaki yok denecek oranda temsil edildiği; yoksulluk, eğitim, sağlık gibi kriterler açısından dünya sıralamasında en diplerde yer aldığı bir ülkede, kadın erkek eşitliğini sağlamakla görevli tek mekanizmanın kaldırılması kabul edilemez. Açtığımız bu imza kampanyası ile bu girişimden vazgeçilmesini; bakanlığın, aileden bağımsız olarak kadın-erkek eşitliğini sağlamakla görevli icracı bir bakanlık olarak yeniden düzenlenmesini talep ediyoruz. Eşitlik Mekanizmaları Platformu olarak, burada toplanan imzaları Hükümete ve Meclisteki tüm partilere ileteceğiz. Kampanyayı yaygınlaştırmak için desteğinizi bekliyoruz. Konu çok acil ve kritik, seçim sonuçları bile beklenmeden, her an bakanlar kurulu toplanıp kadın bakanlığını tamamen kaldırabilir."


Destek için http://imza.la/kadin-bakanligi-kaldirilmasin

Kapatılan Bakanlık..




"Kadınla erkek birbirinin tamamlayıcısıdır, eşit olmaları mümkün değildir" sözlerinin sahibi Başbakan Erdoğan, bakanlıklarda yapacağı değişiklikle ilgili Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanlığı'nın  kaldırılarak yerine "Aile ve Sosyal Politika Bakanlığı" kurulacağını açıkladı. Bu arada Başbakanlığa bağlı 1991'den beri kadın politikalarının oluşturulmasında önemli işlev gören Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü (KSGM) de kapatılarak "Kadın ve Aile Genel Müdürlüğü"ne dönüştürülecek.

Durumun olumsuz bir gidişat olduğunu dile getiren 65 kadın örgütü ve insiyatifi  Başbakan Erdoğan'a gönderdiği açık mektupta ise "Tırnaklarımızla kazıyıp edindiklerimizin sessizce yok edildiği sabahlara uyanmak istemiyoruz" derken hükümetin Kadın sorunlarının gözardı ederek kadınları birey olarak kabul etmeyip, ısrarla 'aile' bir ferdi olarak gösterme gayretini karşı çıkıyor. Kadın örgütleri, bakanlıklarının kaldırılmasının, hükümetin kadını, anne, eş, bacıdan ibaret gördüğünün göstergesi olduğu görüşünde birleşiyorlar.


KADIN BAKANLIĞI KALDIRILMASIN İMZA KAMPANYASI

Bakanlığın değiştirilmemesi için imza kampanyası başlatan platform üyesi kadınlar, ''günde en az 5 kadının öldürüldüğü, kadınların Mecliste ve karar mekanizmalarında yok  denecek oranda temsil edildiği, yoksulluk, eğitim, sağlık gibi kriterler açısından dünya sıralamasında sonlarda yer alan bir ülkede'' kadın-erkek  eşitliğini sağlamakla görevli önemli mekanizmalardan birinin kaldırılmasının kabul  edilemez olduğunu söylüyorlar.

Başlattıkları imza kampanyasıyla bakanlığın isminde kadın kelimesinin en başta yer alacak şekilde oluşturulmasını isteyen, bakanlığın, aileden bağımsız olarak kadın-erkek eşitliğini sağlamakla görevli icracı bir bakanlık olarak yeniden düzenlenmesini talep eden kadınlar, topladıkları imzaları Hükümete ve Meclisteki tüm partilere iletmeyi amaçlıyor.

KA.DER BAŞKANI ÇİĞDEM AYDIN

Kadın Adayları Destekleme ve Eğitme Derneği  (Ka.Der) Genel Başkanı Çiğdem Aydın, icracı bir kadın bakanlığı beklerken  var olan kadından sorunlu devlet bakanlığının  kaldırılmasına  son derece kızgın ve canının sıkkın olduğunu belirtti.

Çiğdem Aydın, Devlet Bakanlığı'nın kapatılmadan önce bir imza kampanyası başlatttıklarını hatırlatarak şunları söyledi:

"Üç bin küsur imza toplandı. Başbakan Müsteşarına ilettik. Başbakanlığa mektup yazdık.  Böyle bir karar alınırken görüşümüzün alınmış olması gerekirdi. Seçime 3 gün kala böyle bir düzenlemeyi doğru bulmak mümkün değil. Dayatma olarak algılıyoruz. Bakanlık adından 'kadın'ı kaldırmanın sakıncası var. Adı Kadın, aile ve sosyal politika bakanlığı olarak değişseydi elinmizden geleni yapardık, desteklerdik. Kadını yok sayan bir anlayışın göstergesi. Kadınlara ilişkin hak temelli taleplerimizin görmezden gelineceği kaygısını taşıyoruz. Kadınların yurttaş olmakla, birey olmakla ilgili sıkıntıları var. Kadın sorununu ailenin unsuru olarak görerek çözmek mümkün değil."

TKDF AÇIKLAMASI

Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu'ndan yapılan açıklamada ise; Hükümetin kadına ilişkin düzenlemelerin toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamak için yıllardır mücadele veren kadın örgütlerinin görüşü alınmadan yapmasının, "kadını birey olarak görmek istemeyen ve aile içine hapseden iradenin " bir ürünü olduğuna dikkati çekti. Avrupa Konseyi tarafından hazırlanıp imzaya açılan Kadına Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve bunlarla Mücadele Sözleşmesi'nin takibi konusundaki kararlılıklarını kamuoyuna duyurmak ve seçim sonucunda oluşacak yeni Meclisin açılış haftasında "çocuk ve kadınların maruz kaldığı taciz ve cinayetleri protesto etmek" amacıyla TBMM önünde yapılacak eylem için bir deklarasyon yayımladıkları ifade edilen TKDF'nun açıklamasında,  bu bağlamda hükümetten acil yanıt bekledikleri ifade edildi. *


8.02.2011

Bir Kadın Öldüğünde, İnsanlık Ne Kadar Ölür?

Gelin size Trajikomik bir olay anlatayım:
"Hırsızın bir tanesi tecavüz suçlaması ile gözaltına alınınca bağırmaya başlar.
-"Ben tecavüzcü değilim, hırsızım"
Neden mi böyle bağırır?
Cezaevlerinde tecavüzcülerin çoğu şişlenmektedir de ondan. Hem de hemcinsleri tarafından!"

*******

Günlerdir okuyoruz. Yazarlar birbirlerine "sen bunu dedin", "ben de sana şunu soruyorum", "bak şu konuşana" hesabı ölmüş bir insanı tenis topu yapmış, atışıp duruyorlar. Yukarıda ki hikayeyi, bu nedenle örnek gösterdim birazda... Bu aralar erkekler, düşüncede ikiye ayrılmış gibiler. Suların biraz soğumasını bilerek bekledim. Rahmetli Defne Hanım bilmeden bizlere kadın olmanın ne demek olduğunu karamizah gibi gösterdi. Eminim hepimize şu soruyu tekrar sordurdu:
"Ülkemizde kadın olmak ne demekti?"

*******

Geçtiğimiz pazar günü NTV yi izleyen oldu mu bilmiyorum. Gerçek Orada bir Yerde isimli programda Kadının Toplumdaki Rolüne ilişkin bir çok konu konuşuldu. Mesela gelin şu tabloya bir daha bakalım:
"Dünya Ekonomik Forumu’nun her daim aksatmadan hazırladığı “Küresel Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği” raporunun 2010 yılı rakamına göre: Kadın-erkek eşitliği konusunda Türkiye 136 ülke arasında 126. oldu. Eni konu 10 ülkeyi geride bırakabilmişiz.." (Bu tablonun diğer maddelerini ayrı bir konuda işleyeceğim)

*******
Türkiye sınırları içerisinde kadın olmak nedir biliyor musunuz? Kadın olmak birazda, başkalarının değer yargılarının altında ezilmektir.

Herkesin her şey hakkında fikir sahibi olduğu günümüzde; kronik bir yalnızlığın pençesinde bir ömür tüketen sözde yetkin hayat guruları, yataklarından kalktıklarında yeni güne huzurla mı başlıyorlar merak ediyorum. Yoksa çirkince iddialarla, o kişinin yaşadıklarını bilip bilmeden, üstelik o gün cenazesi kaldırılacak bir ölünün arkasından sarf edilen kelimelerin, ufacık bir pişmanlığını duyuyorlar mı mesela? Yoksa halen her kelimelerinin arkasındalar mı?

*******
Kadın olunca birazda ne olur biliyor musunuz? Biri tutar, biri vurur, biri çiğ çiğ yer! Bunu gören diğerleri kurtarmak için çaba sarfedemez, sadece bakar ve susar.

O yazıları yazanlar ile içeriğinin anlatmak istediğini destekleyenleri, bir insanın yaşamını bilip bilmeden yaftaladıkları için saygı duymamı kimse benden beklemesin!
Velev ki, H. U. ve onun gibi düşünen insanların saygısını kazanmaya ihtiyacım yok benim.

*******
Kadın olmak birazda nedir biliyor musunuz? Bir kadının içine girince adam olunuvermesi, adam hissetmesidir diğer cinsin!

"Kadın olmak" nasıl anlatılır? Geleneklerimize göre bir ölünün ardından kötü konuşulmaz. Sadece ölü diye değil üstelik.. Dinimize göre ise bir insan hakkında gıybet edilmez. Bunlarıda boşverin dünya üzerindeki hiçbir kadın; bir aşkı, cinselliği, ilişkiyi yaşadığı için, başka kuramlara dayanılarak yargılansada, küçültülemez. Saygının ölçüsü bu değildir. Saygı yataktan geçmez!

Kötülük nedir biliyor musuz?
Önünde 'rol modeli' olarak yazan kaypak adamların var olduğunu bildiğin bir dönemde büyümek ve büyütmek mi?
Yoksa organ mafyalarının, rızan dışında vücudundan ciğerlerini alıvermesi mi?
Sahi sokakta kaç kadın kan kaybından ölüme terk edilmiştir?
Kaç anne; kızlarının sırf parasızlık uğruna yaşlı adamlara peşkeş çekildiğini sessiz çığlıklarla izlemiştir?
Yoksa o yazarların yazdıklarını okuyarak, organ mafyalarının eline bile düşmeden kan kaybından ölmesi midir insanlığın?

H.U. olarak yazan sözde yazarın bir cümlesini kendisine şifa niyetine yutmasını istiyorum ben.
"Bir zamanlar aşka düşülürmüş."
Doğrudur!
Ama sözde varsayım bile olmayan iddaalarla insanlık bu derece düşürülmezmiş!

Sahi bırakın bir kadının ölmesini, insanlık ölünce ne olur?

24.12.2010

Duyuru / Kadın Girişimcisi Yarışması

Garanti Bankası, KAGİDER ve Ekonomist Dergisi’nin ortaklaşa düzenlediği ve bu yıl 5.si gerçekleştirilecek olan 2011 Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması’na başvurular başladı.


Yarışmaya Son Başvuru Tarihi: 30 Mart 2011

Ödül Töreni: 2 Haziran 2011

Kadın Girişimci Yarışmasına Başvuru Koşulları:

* Türkiye’de yaşıyor olmak
* Firma/şirketinde hakim ortak olmak yani çoğunluk hissesine sahip olmak.
* Firma/Şirket cirosunun yıllık olara 25 Milyon TL.nin altında olması gerekmektedir.

Yarışmada 3 ana dalda ödül verilecek. Bunlar;
Türkiye’nin Kadın Girişimcisi (Ödülü:20.000TL.),
Türkiye’nin Gelecek Vaat Eden Kadın Girişimcisi(Ödülü: 15.000TL.)
ve Türkiye’nin Yöresinde Fark Yaratan Kadın Girişimcisi(Ödülü:15.000TL.).

Özellikle bu 3.ödül alanı seçimini çok başarılı buldum ve büyükşehirler dışındaki alanlardan da kadın girişimci katılımının bu sayede artacağını düşünüyorum.

Ödül ve yarışmayla ilgili daha detaylı bilgiyi ve katılım için başvuru formunu, Türkiye’nin Kadın Girişimci Yarışması’nın web sitesinde görebilirsiniz.

www.kadingirisimciyarismasi.com