4.11.2011

Çocuk İstismarı Hakkında


Size bu yazıda bir kadın ve bir anne olarak seslenmek istiyorum.. 

Elimden geldiğince; gerek kadınlar yazıyor' da, gerek ise kendi blogumda bu konuya sıklıkla değinmeye ve araştırmaya çalışıyorum. Daha önceki araştırma ve bilgilerndirme yazılarına şuradan ve şuradan ulaşabilirsiniz. 

Lütfen yanda ki "banner"a ya da (beni koruyun) girip bir okuyun. Gerçekten tüm ailelerin bilinçlenmesi lazım bu konuda. Çocuklarımız henüz küçük olduklarından, belki bazı şeyleri anlayamıyor olabilirler. Ama iyi ve kötü dokunma diye bir şey var ve 18 yaşına dek tüm çocuk ve gençlerin bunu anlaması gerekiyor. 

* Şu anda bu yazıyı okuyan bir ebeveyn yada yetişkin ise; lütfen şu adreste bulunan yazıları dikkatlice okusunlar..  

* Eğer bu yazıyı okuyan genç yada bir çocuk ise veyahut bir çocuk sahibi ise yine şu adrese bir göz gezdirsinler... Çocuklarına okutsunlar.. 

Çocuk istismarını gelin önce kendi ailemizden ve çevremizden engellemeye çalışalım. 
Biraz daha bilinç lütfen.. 

* Okuyan herkese teşekkür ederim.. Efsa...

1.11.2011

Çocuk Gelinler..


Uçan Süpürge Kadın İletişim ve Araştırma Derneği, Sabancı Vakfı’nın desteğiyle hayata geçirdiği “Çocuk Gelinler: Yıkıcı Gelenekler ve Ataerkil Sosyal Mirasın Mağdurları” projesinin final toplantısını 27 Ekim 2011 Perşembe günü Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yaptı. Parlamentodan başlayarak ilgili tüm kurum ve kuruluşların işbirliğiyle, çocuk evliliklerine karşı harekete geçilmesini hedefleyen proje kapsamında 18 ay boyunca gerçekleştirilen çalışmalar ve 10 ilde gerçekleştirilen araştırmanın sonuçları aktarıldı.

TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu’nun (KEFEK) desteğiyle düzenlenen kapanış toplantısında, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, Sabancı Vakfı Genel Müdürü Zerrin Koyunsağan, 23. Dönemde KEFEK Erken Evlilikleri İnceleme Alt Komisyonu’nun başkanlığını yürüten Öznur Çalık, 24. Dönem KEFEK Başkanı Azize Sibel Gönül ve Başkanvekili Binnaz Toprak birer konuşma yaptı. Sanatçı Burhan Şeşen, projeye özel olarak bestelediği “Lütfen Sesimi Duyar mısınız?” adlı parçayı TRT Çocuk Korosu’ndan çocuklarla birlikte seslendirdi.

“Çocuk Gelinler”in öyküleri, “Küçük Yaşta Evlilik Büyük Geliyor: Çocuk Gelinler” adlı bir kitapta toplandı. Kitap, proje boyunca illerde kadınlarla ve farklı kurumlardan yetkililerle yapılan görüşmelerden elde edilen “Çocuk Gelinler”in hikayelerini içeriyor.

Uçan Süpürge’nin proje kapsamında hazırladığı, çeşitli kentlerde yapılan çekimler ve özel röportajlarla oluşturulan “Çocuk Gelinler” belgeseli, çocuk evliliklerini farklı açılardan ele alıyor ve kişilerin anlatımları üzerinden sorunun boyutlarını ortaya koyuyor.


Ve çocuk Gelinlerin Hikayeleri...

AĞRI:
"6'ncı sınıftayken bir arkadaşımız vardı, derslerinde gayet de başarılıydı. Birkaç hafta okula gelmedi. Yanına gittiğimizde parmağındaki yüzüğü gösterdi. Çok üzüldük. Kendisi de istemiyordu ama ailesi 10 bin TL karşılığı kızlarını 70 yaşındaki bir adama satmıştı. 14 yaşındaydı. Birkaç sene sonra ailesini gördüm, "Kızımız ilk doğumunda çok kan kaybetti şu an ölüm döşeğinde" dediler. Ailesi o kadar pişmandı ki, anlatamam. O durumdan kurtuldu. Geçen sene de babası sürekli aramasına rağmen kız bir türlü telefonu açmıyordu. Merak edip yanına gittiğinde kızını dövülmüş bir şekilde sokağın ortasında buldu. Adamın kızı burada, tekrar evlendirmek istiyor."

AMASYA:
"17 yaşında evlendim. Genç kızlara bakar özenirdim. Sokakta mahallenin genç kızları toplanmış oyun oynuyorlar. Balkondan izliyorum. Kızım 3 yaşındaydı. Eşim oyun oynayanlara nasıl baktığımı görmüş, 'Oynamak ister misin' dedi. O kızımıza baktı. Ben gittim oynadım, eve geldim."

İZMİR:
"16 yaşında evlendim. Evde sessiz film oynanıyordu. Çocuğumuz da olmadı. Cenaze evi gibi çıt çıkmıyordu. Öyle susarak 20 yıl geçirdik. Halen de yabancı gibiyiz."

Van’da yaşayan 40’lı yaşlarında bir diğer kadın, zoraki evliliğinin ilk zamanlarını halen korku ve endişeyle anlatıyordu:
“13 yaşında, herkes okula giderken ben de 30 yaşında bir adamla evlendirildim. Hiç görmedim, hiç tanımadım, sadece babamın arkadaşının oğlu olduğu için beni evlendirdiler. Gittiğim şahsı gördüğüm zaman sanki benim babam. Hiçbir gün onun yanına yaklaşamıyordum, gece olduğu zaman çok korkuyordum, odasına bile giremiyordum. Her zaman baba gözüyle baktım ona. Hâlâ da o psikolojimi üstümden atamıyorum.”

Kırıkkale’de orta yaşlı bir kadın ise bir daha o günlere dönemeyeceğini bilmenin acısıyla şöyle anlatıyordu yaşadıklarını:
“14 yaşındayken babam kendi kardeşinin çocuğuyla beni nişanladı. Ameliyata giriyordu, ölür kalırsam kız size emanet demiş. Onlar da geldiler istediler; babam beni zaten onlara verme taraftarıydı. Ama ben okumak istiyordum. Üniversite sınavlarına girdim, sınavı kazandığımı evlendiğim gün öğrendim. 17 yaşındaydım.”

Afyonkarahisar’da henüz lise öğrencisi olan bir kız çocuk ailesinin duygusal baskısına şöyle itiraz ediyordu:
“Bizimkiler sürekli ‘Mürüvvetini görelim, elimiz ayağımız tutarken düğün dernek yapalım, torun sevmek istiyoruz’ diyorlar. Herkes torununu kucağına almak ister ama kimse bana sormuyor ben istiyor muyum diye. Daha çocuğum, benden gelin olur mu, anne olur mu?”

Diyarbakır’dan genç bir kadın çocukluğunu tamamlayamadan gelin olmanın ne olduğunu tarif ederken öfkesini dindiremiyordu:
“15 yaşında evlendim. Korkunç bir şey. Tanımı yok. Büyük bir ailenin içine gidiyorsun, nasıl davranacağını bilmiyorsun. Kız istendiği zaman derler ki yaşı küçük olsun eğitelim. Mesela ben erkeklerin önünde ayağa kalkıldığını bilmiyordum, bilmediğim için ilk tokadımı yedim. 16 yaşımda oğlumu kucağıma aldım. 23 yaşındaydım, eşim vefat etti.”

Tekirdağlı genç bir kadın da kız çocukların okumasının erken yaşta evliliği önleyebileceğine işaret ediyordu:
“Sülalede, okuyan tek kızım. Anneannem 13 yaşında evlenmişti ve aile toplantılarında sürekli kuzenimden bahsediyordu; Fatoş evde kaldı n’apıcaz diye! Ona koca bulmak çabasındaydı. Bir gün anneanneme takıldım, beni niye söylemiyorsun dedim. Sen okuyorsun, sen hayatını kurtardın, dedi.”



Kaynak: Dipnot Tv - Uçan Süpürge Kadın iletişim ve araştırma derneği

Bilgi için:
Uçan Süpürge Kadın İletişim ve Araştırma Derneği
Tel: 0 312. 427 00 20
E-posta: info@ucansupurge.org
www.ucansupurge.org


Not: çocuk gelinlerin diğer araştırma, hikaye ve sonuçlarını farklı metinler halinde paylaşacağım..

31.10.2011

İki Haber Üzerine..

Garip bir gün..

Bugün; farklı ama ortak noktaları kadınlar olan, iki haber okudum. Ülkemizde Van da meydana gelen ve üzerinden 1 hafta geçmesine rağmen bizdeki etkisini yitirmeyen deprem haberleri güncelliğini korurken, asıl bomba haberlerde gizliymiş, anladım. İnsan düşünmüyor değil! Bu deprem etkisi neden yargı kararlarına uğramıyor diye... Gelin haberlere şöyle bir göz atalım...

Bir habere göre; "2002’de 13 yaşındayken, tanıştığı iki kadın tarafından 26 farklı kişiye satılan N.Ç. ile ilişkiye giren, aralarında asker, memur, esnaf, öğretmenlerin de bulunduğu sanıklara verilen, gerekçeleri büyük tartışma yaratan 32 sanıklı davanın temyiz incelemesi tamamlandı. Yargıtaydaki 13 yaşında satıldığı 26 kişinin tecavüzüne uğrayan N. Ç.' nin davasında “reşit olmayan kişiyi zorla alıkoyma” suçlaması, yerini “rızasını alarak alıkoymaya” cezasına çevrilerek, onandı." *

Psikoloji dersinde şöyle bir metin vardı; "16 yaşına kadar çocuklar yaptıkları davranışların sorumluluğunu alamazlar. Rol kavramı daha baskındır." (Bunu mesela güneydoğuda polise taş atan çocuklarda sıklıkla görmekteyiz.Çocuklar yaşça büyüklerinden ne görüyorsa onu tekrarlıyorlar aslında.)

Yani 16 yaşından önce tüm çocuklar yaptıklarının sorumluluğunu taşıyacak kapasitede olmadıklarından, yaş sınırı olarak en az 16 olarak baz alınır. O yaşta bir kızın bırakın fuhuşa zorlanmasını, çocuk yaşta sayılacağından ötürü rıza gibi bir durumu sayılmamalı bile. Ama bazı sosyal medyada "adamların kaçırma gibi bir eylemde olmadıkları, karşılığını ödeyip zorlamada bulunmadıkları şeklinde bir savunma yapmış olabileceklerinden ötürü böyle bir karara varılmış olunabileceği" şeklinde yorumlar yükseldi. Haklı, yasalarda böyle bir madde var ise, bazı noktalarda hakimlerinde elinin kolunun bağlı olduğu anlar olabiliyor.

Asıl üzücü olan o maddenin orada olması.. O yaşta bir kızın rızasının kabul edilmesi.. O madde değiştirilmediği sürece bu gibi kararlara daha çok örnek teşkil eder..



Yorumlamak bile istemediğim bir haber..
Sadece tedbir ve kararlar veren mercilerin daha adil olmasını ve yasaların bir an önce yeniden düzenlenmesini istiyorum. 

Haber kaynakları ntvmsnbc

27.09.2011

KEDV / Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı


KEDV-Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı; Türkiye genelinde kadın girişimciliğini desteklemek amacıyla  gerçekleştireceği bir proje için yerel koordinatörler arıyor. 

Yerel Koordinatörlük görevi ile ilgili detayları ve görev yapılacak şehirlerin güncel listesini , KEDV’in Facebook sayfası olan; https://www.facebook.com/kedv.org.tr  adresinden edinebilirsiniz. * 


KEDV HAKKINDA

Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı (KEDV), 1986 yılında kadınların ekonomik durumlarını ve yaşam kalitelerini iyileştirmek amacıyla kurulmuştur.
 Kâr amacı gütmeyen bir sivil toplum örgütü olan KEDV, dar gelirli bölgelerde kadınlara ve çocuklara yönelik çalışmalar yapar. 
Kadınların bireysel ve toplumsal yaşamlarını iyileştirme çabalarını desteklemek, temel ihtiyaçları etrafında organize olarak kapasitelerini geliştirebilecekleri platformlar yaratmak ve çocukların erken çocuk eğitimi olanaklarından yararlanabilmelerini sağlamak üzere faaliyetlerini yürütür. 
Yerel kadın gruplarına yönelik bireysel ve kolektif kapasite geliştirme ve ekonomik güçlendirme programları uygular, bu gruplara Kadın ve Çocuk Merkezleri kurarak erken çocukluk eğitim hizmetleri sunmaları için destek verir. KEDV, bu faaliyetleriyle her yıl yaklaşık 3000 çocuk ve kadına eğitim ve diğer kapasite geliştirme olanakları sunmaktadır. 

* Alıntı

15.07.2011

Hürriyet Aile İçi şiddete Son! Kampanyası Acil Yardım Hattı Verileri

15 Ekim 2007 - 30 Haziran 2011 tarihleri arasında;

  • Toplam yapılan konuşma sayısı 26.993,
  • Aile içi şiddetle ilgili hukuki, kurumsal ya da psikolojik destek verdiği, hattın işleyişi, kampanya ve mağdura yardım konusunda bilgilendirme yaptığı kişi sayısı ise 12.330.
  • Arayan mağdur, mağdur yakını ve mağdur tanıdığı sayısı: 8.264’dır.
  • Her iki mağdurdan biri  fiziksel şiddetten şikâyet ederek arıyor. Bunların yarısına yakın kısmı ise fiziksel şiddetin yanı sıra diğer şiddet türlerinin bir ya da bir kaçına maruz kalıyor. 
  • Mağdurların 1/3’ü sözel, duygusal şiddete maruz kaldığını ifade ediyor.  Bu grubun da bir kısmı duygusal şiddetin yanı sıra sosyal, ekonomik ya da cinsel şiddet görüyor.
  • Sadece cinsel, ekonomik ya da sosyal şiddet şikâyeti ile arayan mağdurların oranı ise % 6
  • Mağdurların %2,9 i erkek.
  • Yaş dilimi 4–90,
  • Mağdurların %80 i eşlerinden şiddet görüyor.
  • Arayan saldırgan sayısı 146.On ikisi şiddet uyguladıklarını ama yapmak istemediklerini söyleyerek  yardım istemiş, üçü hakarette bulunmuş, ikisi eşinin yerini sormuş ve ilaçlarını götürmek istediğini belirtmiş, birine acil yardım yapılmış, diğerleri ise sığınma evine giden eşlerinin yerini sormuştur. 
  • Bu güne kadar 942 acil vaka gelmiş ve çoğunluğuna ekip gönderilmiş, önemli bir kısmına sığınma sağlanmıştır.
  • Mağdurların % 50’si avukatla görüşme yaptı, %28 i hukuki destek almak üzere baroya ya da karakola yönlendirilmiştir.
  • Çoğunluğu hattan psikolojik destek aldı ve her beş kadından biri psikolojik destek kurumlarına yönlendirilmiştir.
  • Yine 1/5'e yakın mağdur sığınma talebinde bulunmuş ve SHÇEK ya da Belediye sığınma evlerine yönlendirilmiştir.
  • Aramalar genellikle gündüz saatlerinde (14.00–18.00) yoğunlaşmaktadır. 
İstanbul dışından 79 ilden (Adana, Adıyaman, Afyonkarahisar, Ağrı, Aksaray, Amasya, Ankara, Antalya, Ardahan, Artvin, Aydın, Balıkesir, Bartın, Batman, Bayburt, Bilecik, Bingöl, Bitlis, Bolu, Burdur, Bursa, Çanakkale, Çankırı, Çorum, Denizli, Diyarbakır, Düzce, Edirne, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Eskişehir, Gaziantep, Giresun, Gümüşhane, Hakkari, Hatay, Iğdır, Isparta, İzmir, Kahramanmaraş, Karabük, Karaman, Kars, Kastamonu, Kayseri, Kırıkkale, Kırklareli, Kırşehir, Kocaeli, Konya, Kütahya, Malatya, Manisa, Mardin, Mersin, Muğla, Muş, Nevşehir, Niğde, Ordu, Osmaniye, Rize, Sakarya, Samsun, Siirt, Sinop, Sivas, Şanlıurfa, Şırnak, Tekirdağ, Tokat, Trabzon, Tunceli, Uşak, Van, Yalova, Yozgat, Zonguldak) ve 13 farklı ülkeden (Almanya, Fransa, Avusturya, Azerbaycan, Belçika, Hollanda, Avustralya, Amerika, Suriye, İsviçre, İran, Tunus, İngiltere ) ve Kıbrıs’tan arama gelmiştir.